14.7.09

Atatürk ve Halk (Anı)


Anı

Atatürk tam bir halk adamıydı ve asıl kuvvet kaynağının halk olduğu inancındaydı.

Cumhuriyetin 3. yıl dönümünde Ankara şehri, köylerden ve kasabalardan gelen halk ile dolmuştu. Tribünlerde resmi geçidi selamlayan Atatürk’ü kadın erkek, çıldırasıya alkışlıyordu. Atatürk, tribünden ayrılacağı sırada halk ile arasındaki asker kordonunun kaldırılmasını emretti; yaverini yanından uzaklaştırdı; halkın içine girdi. Atatürk, ellerini halktan iki vatandaşın omuzlarına dayamış, adeta kendinden geçmiş, ilerliyordu. Halk onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı. Hayli gittikten sonra:
—Artık otomobile binseniz, dediler.

Uyanır gibi oldu. Yanındakine:

—Sen belki ömründe sevmişsindir. Fakat hiç sevildin mi? dedi. Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele aşığın Türk milleti olursa! Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın.

Taşhan’ın önüne kadar böyle halkın kucağında geldi.

Cumhuriyetin 12. yıl dönümü için birçok döviz hazırlanmıştı: “Atatürk bizim en büyüğümüzdür.”, “ Atatürk bu milletin en yükseğidir.”, “Türk milleti asırlardan beri bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı.” gibi. Dövizler listesini gözden geçiren Atatürk, hepsini çizdi, yalnız şunu yazdı: “Atatürk bizden biridir.”

Atatürk der ki: “Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. İstiklal Savaşı’nda benim de milletime yaptığım bazı hizmetler olmuştur sanırım. Fakat bunlardan hiçbirini kendime mal etmedim. Yapılanların hepsi milletin eseridir, dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur.”

Atatürk yine bir diğer konuşmasında şöyle der: “ Türk milleti devlet kurmak, vatan korumak kudretinde, kendi cevherindeki kıymet ve faziletlere dayanan yapıcı bir millettir.”

Falih Rıfkı ATAY
Babanız Atatürk

0 yorum: