16.7.09

Devenin Yularını Çeken Fare (Fabl)



Bir fare, bir devenin yularından tutmuş, kurula kurula yola düzülmüştü. Gururundan kabına sığamıyordu, kendi kendi söyleniyordu.

—Ben ne büyük kılavuzum, koca deveyi yularından tutmuş, çekip götürüyorum, derken önlerine koca bir ırmak gelmişti. Fare, ırmağı görünce durdu. Suya dalsa, kuşkusuz boğulurdu. Deve, farenin durduğunu görünce:

14.7.09

Atatürk ve Halk (Anı)


Anı

Atatürk tam bir halk adamıydı ve asıl kuvvet kaynağının halk olduğu inancındaydı.

Cumhuriyetin 3. yıl dönümünde Ankara şehri, köylerden ve kasabalardan gelen halk ile dolmuştu. Tribünlerde resmi geçidi selamlayan Atatürk’ü kadın erkek, çıldırasıya alkışlıyordu. Atatürk, tribünden ayrılacağı sırada halk ile arasındaki asker kordonunun kaldırılmasını emretti; yaverini yanından uzaklaştırdı; halkın içine girdi. Atatürk, ellerini halktan iki vatandaşın omuzlarına dayamış, adeta kendinden geçmiş, ilerliyordu. Halk onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı. Hayli gittikten sonra:

13.7.09

Ağrı Dağları (Efsane)



Halk, Van Gölü ile Çıldır arasında biri büyük, diğeri küçük iki dağın yaradılışındaki hikmet nedir, diye düşünmüş. Sonra şöyle bir efsane yakıştırmış: